İthaf Nasıl Yapılır? Felsefi Bir Bakış Açısıyla Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Perspektiflerinden İnceleme Filozoflar, düşünce dünyasında, kelimelerin ve eylemlerin ardında yatan derin anlamları her zaman sorgulamışlardır. Bir kelimenin veya bir davranışın neyi ifade ettiğini anladığımızda, aslında onu hangi temele oturttuğumuzu ve onunla neyi amaçladığımızı da çözmeye başlarız. Bu bağlamda, “ithaf” kelimesi, sadece bir şükran ya da saygı belirtisi olmaktan çok daha fazlasıdır. İthaf, kelimelerin ve eylemlerin ilişkisi, bir değer ifade etme biçimi ve bir anlam arayışıdır. Peki, ithaf nasıl yapılır? Bu soruya, etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden yaklaşarak, daha derin bir anlam katmanı oluşturalım. İthafın Etik Boyutu: Kim ve Neden…
6 YorumEtiket: bu
Görünmezlik Nasıl Olur? Ekonomik Perspektiften Piyasaların ve İnsan Davranışlarının Görünmeyen Eli Ekonomistlerin dünyasında her şey “görünür” gibi görünür — sayılar, grafikler, arz ve talep eğrileri. Ancak gerçekte ekonomiyi yönlendiren şeylerin çoğu görünmezdir. Tıpkı insan davranışlarında olduğu gibi, piyasa güçleri de çoğu zaman yüzeyin altında işler. Görünmezlik bu bağlamda bir doğaüstü güç değil, ekonomik sistemin temel işleyiş prensiplerinden biridir. Peki, görünmezlik nasıl olur? Bir bireyin ya da bir kurumun piyasada görünmez olması ne anlama gelir? Bu yazıda, ekonomideki görünmezlik kavramını, piyasa dinamikleri, bireysel karar mekanizmaları ve toplumsal refah çerçevesinde inceleyeceğiz. Görünmeyen El: Adam Smith’ten Günümüze Ekonomik Görünmezlik Ekonomi tarihinde “görünmez el”…
10 YorumGöreceli Bir Kavram Ne Demek? Ekonominin Değer Üzerine Düşündüren Yüzü Bir ekonomist için hayatın en temel gerçeği, kıt kaynaklarla sınırsız ihtiyaçlar arasındaki dengedir. Her karar, bir tercihin sonucudur ve her tercih bir bedel taşır. Bu noktada “göreceli bir kavram” ifadesi, ekonominin ruhuna en yakın kavramlardan biridir. Çünkü ekonomi, mutlak değerlerle değil, karşılaştırmalarla, yani görecelilikle çalışır. Bir malın, bir hizmetin ya da bir ülkenin ekonomik değeri, her zaman başka bir şeye göre belirlenir. Bu yazı, göreceliliği yalnızca felsefi bir tartışma olarak değil, piyasa dinamiklerinden bireysel kararlara ve toplumsal refaha kadar uzanan bir ekonomik analiz alanı olarak ele alıyor. Ekonomide Görecelilik: Değerin…
6 YorumBazen bir tarihe bakarız ve sıradan bir gün sanırız. Ama o gün, yüzyıllardır insanlığın anlam arayışını temsil eden bir dönüm noktası olabilir. İşte 15 Şubat da onlardan biri. Birçoğumuzun gözünde takvimdeki herhangi bir gün gibi görünse de, İslam dünyasında bu tarih Berat Kandili’ne en yakın döneme denk gelir ve çoğu zaman “manevi yenilenme” çağrısını içinde taşır. Fakat gelin, bu soruya sadece “15 Şubat ne kandili?” diye bakmayalım. Bu tarihi geleceğe dair bir vizyon, toplumsal dönüşümün sinyali olarak ele alalım. 15 Şubat ne kandili? (Kısa Cevap: Berat Kandili’ne en yakın gece) Her yıl hicri takvime göre değişen kandiller, miladi takvimde sabit…
10 Yorumİniltinin Derinliklerine Yolculuk: Edebiyatın Sırlı Sesi Kelimenin gücü, düşüncelerin ve duyguların ifade bulduğu en temel araçlardan biridir. Edebiyat ise, dilin en yüksek formlarını barındıran bir sahne, kelimelerin ruhu yansıttığı bir dünyadır. Her kelime, bir anlamdan çok daha fazlasını barındırır. Onlar, insanlık hâllerinin ifadesi, bir zamanlar var olmuş duyguların yankılarıdır. Edebiyatçılar, kelimelerle yalnızca bir anlam iletmekle kalmazlar; aynı zamanda okurun ruhunda bir yankı bırakır, bazen bir melodi, bazen de bir çığlık. Bu yazıda, kelimelerin bu derin etkilerini sorgularken, “inilti” kavramının anlam dünyasında bir yolculuğa çıkacağız. İniltinin Tanımı ve Edebiyat Perspektifi İniltinin kelime anlamı, genellikle acı, hüzün veya sıkıntı içinde duyulan derin…
12 YorumGökdelen Filminin Konusu Nedir? Ekonomik Perspektiften Bir Analiz Bir ekonomist için her hikâye, aslında kaynakların kıtlığı ve seçimlerin sonuçları üzerine kuruludur. Bir bina inşa etmek, bir toplumu inşa etmeye benzer; hangi taş nereye konulacak, kim hangi kata çıkabilecek, hangi ışık kime ulaşacak? “Gökdelen” (High-Rise, 2015) filmi tam da bu soruların sinematografik bir yansımasıdır. Ekonomik bir gözle bakıldığında film, sadece bir distopya değil, aynı zamanda gelir dağılımı, sınıf çatışması ve piyasa dengesizliği üzerine kurulmuş bir mikro-ekonomi laboratuvarıdır. — Kaynakların Sınırlılığı ve Rekabetin Anatomisi “Gökdelen”, 1970’lerin Londra’sında, toplumun minyatür bir modeli olan devasa bir apartman kompleksinde geçer. Bu bina, farklı sosyoekonomik katmanları…
12 YorumBu Evrende Kaç Gezegen Var? Kültürler Arasındaki Bağlantılar ve İnsan Kimliği Üzerine Bir Antropolojik Keşif Bir antropolog olarak, insan kültürlerinin çeşitliliği beni her zaman büyülemiştir. Her bir topluluk, evrene bakışını kendi ritüelleri, sembollerinin gücü ve toplumsal yapıları aracılığıyla şekillendirir. Birçok kültürde gökyüzü, insanlıkla güçlü bir bağ kurar, evrenin sırlarını keşfetmek, anlamak ve insan kimliğini bu sonsuzluk içinde sorgulamak her zaman temel bir motivasyon olmuştur. Peki, bu evrende kaç gezegen vardır? Sorusu, yalnızca astronomiyle değil, aynı zamanda insanın evrene bakış açısıyla, toplumsal kimlikler ve ritüellerle de ilgilidir. Bu yazıda, gezegenlerin sayısını keşfederken, farklı kültürel perspektifleri ve bu gezegenlerin insan toplumlarında nasıl…
6 Yorum“Kuçuk” Eş Anlamlısı Nedir? Siyaset Bilimi Perspektifinden Güç, İdeoloji ve Toplumsal Düzen Siyaset bilimi perspektifinden baktığımızda, toplumsal yapıyı anlamak, güç ilişkilerini çözümlemek ve bu ilişkilerin iktidar, kurumlar ve vatandaşlık üzerindeki etkilerini incelemek, yalnızca politik teorilerle değil, dilsel ifadelerin toplumsal işleviyle de bağlantılıdır. Bu bağlamda, küçük ve kuçuk gibi kelimeler, yalnızca günlük konuşmanın ötesine geçer; toplumsal yapıları, gücün nasıl dağıldığını, hangi ideolojilerin öne çıktığını ve bireylerin bu yapılar içinde nasıl yer aldığını anlamamız için birer anahtar işlevi görür. Ancak “kuçuk” kelimesi üzerinden bir anlam analizi yapmak, bize bu yapıları çok daha derinlemesine sorgulatabilir. Peki, “kuçuk” kelimesinin eş anlamlısı nedir ve bu…
14 YorumHaşere Nasıl Yazılır TDK? Farklı Bakış Açılarıyla Bir Karşılaştırma Merhaba! Bugün dilin gücüne, doğruluğuna ve kelimelerin hayatımıza etkilerine dair önemli bir konuya odaklanacağız: Haşere nasıl yazılır? Bu kelimenin doğru yazımı, sadece yazım hatalarını önlemekle kalmaz, aynı zamanda doğru anlamın aktarılmasında da kritik bir rol oynar. Hadi gelin, dilin bu küçük ama önemli parçasını farklı bakış açılarıyla inceleyelim. Bu yazıda, hem objektif veri odaklı bir yaklaşımı hem de toplumsal etkilerle şekillenen duygusal bakış açılarını karşılaştıracağız. Şimdi, sözü farklı perspektiflere bırakıyorum! Haşere mi, Haşarat mı? TDK’ye Göre Doğru Yazım Türk Dil Kurumu (TDK), bu kelimenin doğru yazımını haşere olarak belirlemiştir. Haşere, genellikle…
10 Yorum